Skip links
Acele kamulaştırma nedir

Acele Kamulaştırma Nedir

Acele Kamulaştırma Nedir?

Acele Kamulaştırma Nedir denildiğinde, olağanüstü hallerde taşınmazın bedelinin belirlenerek bankaya depo edilmesi ve el koyma şerhinin tapuya tescilidir. Devletlerin en önemli görevlerinden biri de kamu hizmetlerini sağlamaktır. Özellikle yeni yerleşim alanlarının ihtiyaçları, artan nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması veya gelişen teknolojinin uygulamaya dökülmesi amacıyla hem taşınmazlara hem de taşınır mallara zaman zaman ihtiyaç duymaktadır. İdarelerin söz konusu ihtiyaçların yerine getirilmesinde kendi kamusal alanları yetersiz kalmakta ve bu nedenle de özel mülkiyette yer alan taşınmazların kullanılması ihtiyacı zaman zaman doğmaktadır. İdareye ait olan kurumlar bu ihtiyacı özel mülkiyetten karşılayabilmesinin en önemli koşulu gerçek bir ihtiyacın varlığı ve başkaca bir seçeneğin kalmamış olmasıdır. Nitekim  1982 Anayasasının 35. Maddesinde devletin yani idarenin mülkiyet hakkını sadece kamu yararı varsa kısıtlayabilir şeklinde düzenlemiştir. Bununla beraber Anayasamızın 46. Maddesinde de Kamulaştırma mevzusuna yer verilerek, temel haklardan olan mülkiyetin hangi yollarla kısıtlanabileceğine yer verilmektedir.  Acele kamulaştırma, 2942 numaralı kanunun madde 27’de yer almaktadır. İlgili kanun maddesinde yer alan tanım ilk günden itibaren birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir.  Bu tartışmaların en önemli nedenlerinden biride yapılmış olan tanımın belirli koşulları yeterince tanımlayamamış olmasıdır. Söz konusu belirsizlik ve acele kamulaştırma uygulamasının son zamanlarda artış göstermesi yeni tartışmaları da beraberinde getirmiştir. İdarenin acele kamulaştırma yoluyla özel mülkiyete çok fazla müdahale ettiği ve bunun Anayasanın temel hak ve ödevleri arasında yer alan mülkiyet hakkına doğrudan, itiraz etme imkanının kısıtlanarak müdahalesi anlamına gelmektedir.

Acele kamulaştırma, bazı olağanüstü şartların varlığı halinde idarenin olağan kamulaştırma işleminde yapması ve beklemesi gereken bazı süreçleri sonraya bırakarak, kişilere ait taşınmazlara derhal el koymasına olanak sağlayan olağan kamulaştırmanın dışında kendine özgü istisnai bir kamulaştırma yöntemidir. Acele kamulaştırma tanımı, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun madde 27’de yer almaktadır. İlgili kanun maddesinde ülke savunmasında ya da Cumhurbaşkanınca karar verilecek acele hallerde bu kamulaştırma yöntemine gidebilir. Acele kamulaştırmaya karar verildikten sonra kıymet takdiri haricinde, acele kamulaştırmayı yapacak olan idarenin talebi üzerine mahkeme yedi gün içinde karar verir.  Karardan sonra idarece belirlenen bilirkişilerce yapılmış olan taşınmaz değerini içeren hesaplamalar, kamulaştırılan mülkiyet sahibine ya davetiye göndererek ya da banka hesabına yatırarak söz konusu taşınmaza el koymaktadır. İdarenin taşınmazı kendi adına devrettiğine dair karar almasından sonra, söz konusu taşınmaz veya taşınır malların boşaltılması için işlemlere başlanır.  2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununda 27. Maddede yer alan bu kamulaştırma usulüne olağanüstü kamulaştırma denilmektedir.

Acele kamulaştırmanın kanuna aykırılığına dayanılarak birden fazla başvuru Anayasa Mahkemesinin de önüne gitmiştir. Anayasaya Mahkemesi vermiş olduğu kararlardan birinde şu şekilde bir tanımlamaya gitmiştir.  “Bazı özel durumlarda idare acele kamulaştırma yoluna başvurmaktadır. Yapılacak olan kamulaştırma işlemlerinin hukuka uygun olması gerekmektedir. Her ne kadar kıymet takdiri dışındaki işlemlerin daha sonra tamamlanmasına denilmiş olsa da bu ifade, acele kamulaştırmaya konu olacak olan taşınmazların mülkiyetinin idareye geçeceğine dair bir sonuç çıkarılamaz. Taşınmazın mülkiyetinin idareye geçebilmesi için, mülk sahibinin devir işlemlerini yapması yada mahkemeye başvurulduktan sonra olağan kamulaştırmadaki usullerde olduğu gibi bedel tespitinin ve idare adına yapılacak tescil talebi için dava açılmalıdır.”  Anayasa Mahkemesinin tanımına göre idarenin yapmış olduğu acele kamulaştırmanın ilk aşamaların tedbir niteliğindedir ve mülkiyetin devri anlamına gelmemektedir. 

Olağanüstü kamulaştırma yollarından olan acele kamulaştırma işlemlerinin iptal veya itirazlarına dair Anayasa Mahkemesine yapılmış olan başvuruların esas nedeni, bazı idarelerin olağan kamulaştırma yöntemine de gidilebilecekken, hızlı kara ama ve işlem yapma isteğinden dolayı olağanüstü kamulaştırma yoluna başvurması ve özel mülkiyet hakkının ağır bir şekilde ihlaline neden olunmasıdır.

Acele kamulaştırmanın yapılabileceği durumlar 2942 Sayılı Kanunda sınırlı bir şekilde belirtilmiştir. Bunlar; 3634 Sayılı Kanun gereğince yurt savunmasında, Cumhurbaşkanınca karar alınacak durumlarda ve özel yasalarda belirtilmiş olan hallerde acele kamulaştırma yöntemine başvurulabilir. Bunun dışında yer alan hallerde acele kamulaştırma yöntemine başvurulamaz. Başvurulduğu takdirde mülkiyet hakkının ağır bir şekilde ihlal etmesinden dolayı iptali istenecektir.[2]

v    3634 Sayılı Kanun Gereğince Yurt Savunmasında Acele Kamulaştırma Yapılması; 16/6/1939 tarihli Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun birinci maddesinde savaş ve olağanüstü  durumlarında veya bu ihtimallerin bulunduğu koşullarda, normal yollarda elde edilemeyecek ihtiyaç konusu taşınır veya taşınmaz mallar olağanüstü yollardan elde edilebilir. Ülkenin bir kısmına yada tamamına uygulanmasına yönelik karar verecek olan Cumhurbaşkanıdır. Söz konusu tanımlamaya bakılacak olursa, genel veya kısmi olağanüstü durumlarda acele kamulaştırma kararları alınabilir ve mülkiyet hakkına doğrudan bir müdahalede bulunulabilir.[3]  

CB Tarafından Acele Kamulaştırma Kararının Alınabilmesi; 2942 sayılı kanunda yer alan tanımlamada CB’nın acele hallerde kamulaştırma kararı alabileceği ifade edilmiştir. Fakat acele denilmesinden ne anlam çıkarılması gerektiği konusunda herhangi bir tanımlama yapılmamıştır. Her ne kadar buradaki

v    tanımlamadan CB’nın yetkisinin sınırsız olduğu izlenimi çıkarılabilme ihtimali olsa da bunun mümkün olamayacağı bilinmektedir. Acele kavramından anlaşılması gereken asıl hususun mevcut şartlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilmesi neticesinde ortaya çıkacaktır. CB’nın kararının bu iki hususa aykırı olmaması ve kişilerin mülkiyet hakkına keyfi bir şekilde doğrudan müdahale etmemesi gerekir. Aksi halde kamu kaynaklarının ve toplumun idareye olan güveninin büyük bir zarar göreceği kaçınılmazdır.[1]

Özel Kanunlarda Belirtilmiş Olan Olağanüstü Koşullarda Acele Kamulaştırma; 2942 Sayılı Kanunun 27. Maddesinde yer alan tanımlamada özel kanunlarda yer alan acele kamulaştırma düzenlemelerine de atıfta bulunulmuştur. Ancak özel kanunlarda yer alan düzenlemeler her somut durum için ayrı ayrı değerlendirilecek ve olağanüstü kamulaştırma yöntemi olan acele kamulaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağına karar verilecektir. Başka şekilde anlatacak olursak özel kanunlarda yer alan düzenlemeler tek başına yeterli değildir.  İdareye özel kanunlar aracılığıyla geniş yetkiler verilmesi söz konusu değildir. Her ne kadar özel kanunlarda belirtilen idari kurumlar aracılığıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiş olsa da Cb tarafından da bu karar alınabilir.

   ACELE KAMULAŞTIRMADA USULÜNDA DAVALAR 

  1. İvedi Yargılama Usulü

İvedi yargılama usulü, İdari Yargılama Usulü Kanununda madde 20/A da yer almaktadır. İlgili maddede, ivedi yargılama usulünün hangi durumlarda  uygulanacağı sınırlı olarak sayılmıştır ve bu sayılanlar arasına acele kamulaştırma da dahil edilmiştir. İYUK madde  20/A-f.2 ye;

  •         Dava açma süresi otuz gündür.
  •         Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
  •         Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe   çıkarılır.
  •         Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir.
  •         Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
  •         Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.

 

Özet olarak belirtirsek, ivedi yargılamada dava açma süresi 30 gün ile sınırlandırılmış ve ilk incelemenin de yedi gün içerisinde yapılacağı belirtilmiştir. İYUK madde 11’e göre yapılacak olan başvurularında işbu dava açma sürelerini durdurmayacağı açıkça belirtilmiştir.

  1. İdari Yargıda Görülen Davalar

İptal Davası 

İdari Yargılama Usulü Kanununun madde 2/1-a ‘da “idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan” davalar şeklinde nitelendirilmiştir. Geniş olarak yorumlayacak olursak, idareye ait kurumların yapmış olduğu icrai işlemlere karşı, işbu işlemlerden menfaati olumsuz bir şekilde etkilenenler tarafından açılmış olan ve ilgili işlemlerden doğan kararların iptalinin talep edildiği davalardır. Bu kararların yetki, sebep, amaç gibi unsurlara aykırılıktan dolayı açılmasıdır. Bu davalarda idarenin vermiş olduğu kararlar somut kurallara göre değerlendirilir ve karar verilir.

Acele kamulaştırma kararları da idari işlem olduğundan dolayı iptal davasının konusunu oluşturmaktadır. Acele kamulaştırılacak taşınmazlar açısından verilmiş olan satın alma usulü, acele karar verme işlemleri, taşınmazların maliklerinin tespiti gibi işlemlerin iptali istenebilmektedir. Acele kamulaştırma kararının iptali davasında davacı taraf, ilgili karardan dolayı menfaati ihlal edilen kişilerdir. Davalı taraf ise acele kamulaştırma kararının veren CB veya bu kararı vermiş olan idari makamdır. Danıştay Kanunu madde 24’de göre, CB tarafından verilmiş olana acele kamulaştırma kararlarına karşı Danıştaya dava açılır. Burada ilk derece mahkemesi sıfatıyla davayı görecektir. İYUK madde 34.’e göre ise diğer hallerde taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesi görevli ve yetkilidir. Acele kamulaştırma kararının alınmasından sonra taraflara yapılan tebliğ tarihinden itibaren iptal davası açma süresi başlamaktadır. CB tarafından alınacak olan kamulaştırma kararının ise resmi gazetede ilan edilmesinden sonra  söz konusu kararın iptali için dava açma süresi başlayacaktır.

  1.     Tam Yargı Davası

İdarenin bir işlemi, sözleşmesi, eylemi ya da ihmalinden zarara uğrayanların açtıkları, ortaya çıkan zararın tazmini istemini içeren davalardır.[1] Davacı taraf, açmış olduğu tam yargı davasında menfaatinin ihlal edildiğini ispatlamadır. İdareye ait kurumların yapmış olduğu işlemlerden veya uygulamalardan dolayı tarafların hak ihlaline uğramış olması gerekmektedir. Bu hak ihlalinin kaynağı idari bir  işlem olabileceği gibi idarenin fiillerinden de kaynaklanabilmektedir. Bunun dışında idarenin bazı durumlarda sessiz kalması veya yapması gereken işlemleri ihmal edip yapmaması neticesinde meydana gelen zararlardan dolayı da dava açılabilmektedir.

İdarenin işlemlerinden veya fiillerinden doğan zararlar, taşınmaz malikleri veya olaydan bağımsız üçüncü şahısları da zarar uğratabilir. Bu üçüncü kişilerinde ayrıca tam yargı davası açma hakkı vardır.

 Acele kamulaştırma kararından sonra hızlı ilerler ve yerel mahkemelerce de durdurma kararı verilemeyen durumlar söz konusudur. Tüm bu süreçte taşınmaz üzerinde idari mercii tarafından değişiklikler yapılma durumu mevcuttur. Söz konusu acele kamulaştırma kararının iptaline karar verilmesi durumunda taşınmaz üzerindeki değişikliklerden dolayı maliklerin zarar uğrama durumu vardır. Taşınmaz üzerindeki değişikliklerden dolayı menfaati ihlal edilenler tarafından tam yargı davası açılabilmektedir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR 

ARSLANOĞLU, Mehmet, “Acele Kamulaştırma” MÜHF- HAD, C.19, S.3

YİĞİT, Sedef Türk Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kamulaştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, 2019

ŞENGÖZ, Dilara; ACELE KAMULAŞTIRMA, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,(2019) 

ÖZTÜRK, Hanife Ebru, Türk Hukukunda Acele Kamulaştırma Usulü ve Yargısal Denetimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi , Medipol Üniversitesi, 2019,

TUNA, Tayfun, Türk Hukukunda Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Yoluyla Mülkiyet Hakkına Müdahale ve A.İ.H.M. ’ nin Mülkiyet Hakkına Müdahalelere Bakışı, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,2012

Ersönmez, Mustafa, Acele Kamulaştırmanın Kentsel Yenilemedeki Rolü, Yayınlanmamış Yüksek lisans Tezi, Mersin Üniversitesi, 2018

ÇELİKHAN, Özge Cansu, İvedi Yargılama Usulünün Adalete Ulaşma Hakkının Unsurları Bakımından Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, 2020

  ATİK, Ayşegül Çoban, Kamulaştırmada Yargısal Denetim, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi,2013,

SAĞLAM, Gülden, Türk Hukukunda Mülkiyet Hakkı Açısından Acele Kamulaştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 19 Mayıs Üniversitesi, 2015

YILMAZ, Muhammed Furkan  ,  Kamulaştırma Bedelinin Tespiti, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Medipol Ünivesitesi, 2019

MAMAL, Merve, Kamulaştırmasız El Atmada Tazminat ve Ecrimisil, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2019

KARAGÜL, Ömer, Kamulaştırma Davalarında Bedel Tespiti Esasları, Yayınlanmamış, Yüksek Lisan Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, 2009

En kaliteli web deneyimini sağlamak için çerezleri kullanıyoruz.